Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Nedir?
- Okan Bal

- 30 Nis 2024
- 2 dakikada okunur
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun belirtileri nelerdir?
Temel belirtileri çocuğun gelişim seviyesine uygun olmayan aşırı hareketlilik, dikkat süresi ve çelinmesinde sorunlar, düşünmeden-dürtüsel hareket etme davranışlarıdır. Tüm çocuklarda bütün belirtilerin olması gerekmez. Problemin dağılımı, her çocukta farklı oranlarda olabilir. Tüm alanlarda sorunlar yaygınsa MİKS tip denir. Hiperaktivite olmadan, sessiz, çekingen, kendi halinde, yavaş ve dalgın çocuklara “Dikkat eksikliği bozukluğu” tanısı konulabilir.
Hiperaktivite bozukluğu neden olur?
Hiperaktivite bozukluğunun neden kaynaklandığı henüz ortaya çıkarılamamıştır. Ancak soya çekim, hamilelik, doğum ve erken bebeklikte gelişimi etkileyen her tür olumsuz etkenin beynin gelişiminde sorunlara yol açtığı bilinmektedir.
Nasıl teşhis edilir?
Teşhis için özgül bir test veya tahlil ne yazık ki yoktur. Tanı, aileden alınan öyküde bebeklikten bu yana belirtilerin incelenmesi, çocuğun bugününün gözlenmesi ve okul ile öğretmenlerden alınan bilgiler doğrultusunda yardımcı psikometrik testlerle konur. Ayırıcı tanıda tiroid testleri, EEG, kan incelemesi veya nörolojik inceleme bazen gereklidir.
Hiperaktiviteyle birlikte hangi sorunlar ortaya çıkabilir?
Hiperaktivite ve dikkat eksikliği bozukluğu tek başına bulunmayabilir. Beraberinde özgün öğrenme sorunları (harfleri eksik okuma yazma, eldeyi unutma, toplama işareti yaptığı halde çıkartma yapma), incemotor gelişiminde gecikmeler (yazı yazarken yorulma, ince işlerde beceriksizlik, ayakkabı bağlama, çorap giyme, düğmelemede güçlükler), duygu-durum sorunları (tutturma, çabuk ağlama, doyumsuzluk, çok gülme, memnuniyetsizlik), davranım sorunları (agresif davranma, küfür etme, gerçeği söylememe, vurma, eşyalara zarar verme, otoriteyle sorunlar yaşama), anksiyete bozuklukları (anneden ayrılma güçlüğü, sınav kaygısı, başarısız olma korkusu, takıntılar, saplantılar), sosyal ilişkilerde zorluklar (utangaçlık, özgüven eksikliği, göze bakma kısıtlılığı, destursuzluk) bulunabilir.
Tedavi yöntemleri nelerdir?
Tedavisi için doktor, aile ve okul arasında işbirliğine ihtiyaç vardır. Her çocuk için yaşam alanı, öncelikler ve ailenin imkanları doğrultusunda tedavi planlanır. Çocuğu incitmeden güçlükleri hakkında bilgi vermek, tedavide onay ve desteğini sağlamak önceliklidir. Davranışçı yöntemlerde, ilaç ve eğitim birbirine paralel olarak uygulanır. Her çocukta ilaç kullanmak şart değildir. Gerekli vakalarda aileler ilaç kullanımı konusunda suçluluk ve kararsızlık gösterdiklerinden; bu durum bazen tedavinin gecikmesine, sorunların büyümesine, çocuğun yaralanması veya etrafın etkilenmesine neden olmaktadır. İlaçlar doktor kontrolünde kullanıldığından kesinlikle ciddi bir yan etkiye ve bağımlılığa neden olmaz. Ne kadar erken değerlendirilip üzerinde durulursa akademik güçlükler, hırçınlık, mutsuzluk gibi ikincil problemlerin gelişmesi o kadar engellenebilir. Toplum ve okul hayatındaki yanlış bilgiler nedeniyle, çocukların bu tanı ile dışlanmasına yönelik korkular erken değerlendirmelere engel olmaktadır. Gün geçtikçe okullarda ve toplumda, bu güçlüğü yaşayan çocuklar artık doğru tanınmakta; “yaratıcı, enerjik, çabuk karar veren, pratik, hazırcevap coşkulu” yönlerini öne çıkaracak şekilde aramızda, kendine güvenen, kendileri ve çevreyle barışık, üretken bireyler olmaları kapısı aralanmaktadır.
Çocuğunuzla ilgili bu endişeleri taşıyorsanız
Çok hareketli, düz duvara tırmanıyor, rafları basamak yaptı.
Sürekli gözüm üstünde, her an bir vukuat çıkarıyor.
Çok konuşuyor, iki çift laf ettirmiyor, sesini ayarlayamıyor.
Eli-ayağı, kaşı-gözü hep oynuyor.
Gözü kara, tehlikelerden kendini korumuyor.
Aceleci, sırasını beklemez, hemen olsun ister.
Çabuk öfkeleniyor, sonra üzülüyor.
Haklıyken hep haksız konuma düşüyor.
Maymun iştahlı, her seste dikkati dağılıyor.
Hareketli değil ama hayal aleminde gibi.
Öğretmen, "Çok zeki ama yapamıyor" diyor.
Komşuya gidemez, topluma çıkamaz oldum.
Başa çıkamıyorum, benim psikolojim bozuldu diyorsanız, çocuğunuzda dikkat eksikliği veya hiperaktivite bozukluğu olabilir.



Ngày nào mình cũng ngó qua mấy kênh soi cầu XSMB/MB trước giờ quay để bắt nhịp, chứ sát giờ mới xem thì dễ cuống. Mình hay ghép dự đoán XSMB với thống kê lô gan và lô xiên để nhìn ra hướng đi của dàn số, đỡ đoán theo cảm giác. Trong nhóm cũng có người khuyên nên quay thử rồi đối chiếu lại dữ liệu cũ để xem tần suất có hợp lý không, nhất là khi kết hợp thêm vài công cụ kiểu quay thử XSMB hay Rồng Bạch Kim. https://soicauxsmb.pro/ mình chỉ lướt để so sánh thêm thôi, không bao giờ tin mỗi một nguồn. Nói chung dự đoán miền Bắc vẫn phải cân giữa cầu…
Với mình, xổ số chủ yếu là để giải trí cho nhẹ đầu, nên mình hay xem kết quả cho vui chứ không đặt nặng chuyện phải trúng. Trước đây nghe bạn bè bàn tán về mấy “cầu” này nọ, mình cũng thử để ý xem có gì hay không. Theo dõi một thời gian thì thấy đôi khi có vài dạng lặp lại khiến mình chú ý, nhưng mình luôn nhắc bản thân là chỉ xem cho biết. Mỗi lần đọc nhận định ở đâu đó, mình thường ghi lại vài ý ngắn rồi so với kết quả để kiểm tra xem có bị tự ám thị không. Có hôm trúng chút thì vui, hôm khác lệch hết cũng…